Bir yudum aldı yüzü ekşidi. Çay dediğin sıcak içilirdi çünkü
Radyoya dokundu. Adamın biri yaşamanın ne kadar boktan olduğunu anlatıyordu kalın bir sesle.
Gülümsedi, gülümseyince dudaklarının kenarındaki yaraları acımıştı ama pişman olmadı acıdan dolayı bir kez daha gülümsedi.
Kaç yıl olmuştu? Kaç yıldır o adamı bekliyordu?
Ahşap sandalyesinin kollarındaki çizgileri saymaya başladı.
Günler, aylar, yıllar... tam dört buçuk yıldır bekliyordu.
En son sözlerini koluna kazımıştı kalemiyle
'' Ne olursa olsun bırakmayacağım seni''
Ve adam bu sözlerden sonra gitmişti.
Gökyüzüne mi çıkmıştı, yoksa yerin yedi kat altına mı inmişti.
Şimdi bir ağaçtı belkide o adam yada içine çektiği havaydı.
Tam dört buçuk yıldır o adamı hissetmeyi bekliyordu ahşap sandalyesinde.
Radyodaki adam susmuştu, Kadının hislerini duymuştu sanki.
Kadının arkasındaki kapı gıcırdadı, Rüzgardan dolayıydı biliyordu.
Yüzündeki gülümseme gitti, gözleri düştü bir anda,
''Sen gelmedin biliyorum, ama vicdansız kapı sen gittiğinden beri gıcırdıyor işte.
Küçük bir umut doğuyor içimde, o umut kalbimden beynime ulaşana kadar rüzgar olduğunu anlıyorum.''
Gözyaşları elmacık kemiklerinde donup kalmıştı sanki, pencereden süzülen ince ışık tam elmacık kemiğine vuruyordu, göz yaşını delip geçiyordu.
Parmakları kolundaki yazıya gitti, Bugün son gündü dedi.
Radyodaki adamın verdiği telefon numarasını aradı
Başladı anlatmaya hayatını.
Ne kadar mutlu olduğundan başladı, yaşadığı bütün güzel anıları tek tek anlattı, bir tanesini bile atlamadan
Aklına öyle kazınmıştı ki bir tanesini bile unutmamıştı,
Adam sustu konuşamadı, sonunun nereye geleceğini merak ediyordu.
Kadının sesi o kadar hüzünlüydü ki,
Sadece adam değil bütün şehir susmuş onu dinliyordu sanki.
Sonra o öldü dedi, Bütün şehir yutkundu
Zaman donmuştu sanki, Kadın masanın üstündeki revolveri aldı.
İçinde tek bir mermi vardı.
Bir isteğim var sizden dedi,
Adam hala sessizdi ama kadın isteyebileceğini biliyordu buna hakkı vardı.
Mavi sakal dan iki yol parçasını istedi,
Ve silah patladı,
ses bütün şehirde yankılandı.
ve yavaş yavaş şarkının sözleri gökyüzüne doğru uçmaya başladı
''Neden soruyorsun
Nereye gidiyorum İki yol var demiştim
Birinden gidiyorum
Gözyaşları bebeğim hepsinin sonu aynı
Birinin eksiği birinin fazlası ''
Mükemmelden hallice.
YanıtlaSilYuzumde anilarla kapli bir huzunle okudum yazini... Iki Yol sarkisini duydugumda ise silah benim icin patlamisti. Bunu hissedebildim. Dusuncelerin yerini duygular aldi, gercekten guzel yazmissin.
YanıtlaSilTumblr:Mismonlea